Telefonu kim buldu?Telefonu bulan kişinin Alexander Graham Bell olduğuna inananlardan mısınız? Hatta telefondaki ilk sözün ALO olduğuna da inanıyor musunuz? Bu yazımı mutlaka okuyun.

Telefonu kim buldu?

Telefon nedir? Telefonu kim buldu, telefon ne zaman icat edildi? Telefon ne işe yarar? Telefon ve mucidi hakkında bilmek isteyeceğiniz her şey bu yazıda..

Telefon nedir?

İki ya da daha fazla insanın iletişimini sağlayan cihazdır. İnsan sesleri elektronik sinyallere dönüştürülerek taşınır. Karşı taraftaki kişinin telefonunda bu elektronik sinyaller tekrar ses haline dönüştürülür.

Telefonu kim, ne zaman bulmuştur?

Telefonu kim buldu diyerek Google’da bir araştırma yaptığınızda karşınıza büyük ihtimalle Alexander Graham Bell gelir. İskoçya göçmeni olan bilim adamı 1876 yılında insan sesini sinyale dönüştüren cihazın patentini alarak geliştirmiştir. Fakat Edison ile Tesla arasındaki hadiselerin bir benzeri de telefonun icadı sürecinde yaşanmıştır. Telefonun ilk prototipini geliştiren ve tanıtan Alman bilim adamı Johann Philipp Reis’dır. 1861 yılında Reis Telephon olarak tanıttığı icadı müzikal tonları gayet başarılı iletiyordu. Bu tasarım insan sesini zayıf ilettiği için geliştirilmesi için çalışmaya devam etti. Fakat bu haliyle bile insan sesini bir kablodan diğer tarafa ulaştıran ilk alet olduğu gerçeğini değiştirmiyordu.

Reis bu icadından para kazanma amacı gütmüyordu. İsteyen herkesle icadı ile alakalı bilgileri veriyor, oldukça düşük fiyatlardan telefon modellerini satıyordu.

İlk telefon
İlk telefon

Johann Philipp Reis 1874 yılında daha 40 yaşındayken tüberküloz hastalığı sebebiyle öldü. Sadece iki yıl sonra Graham Bell insan sesini aktaran telefon cihazını tanıttı.

Reis’ın telefon tasarımında şimdi ahize olarak kullandığımız alanda tahtadan yontulmuş bir kulak vardı. Bu tahtadan kulağın arka tarafına gelen titreşimleri iletmesi için domuz bağırsağından bir zar germişti. Davul derisini andıran bu zara platin şeritler temas ediyordu.

Platin şeritler, devreye bağlı olan bir bataryadan elektrik akımı sağlıyordu. Bu verici, uzatılmış bir tel ile uzun bir şişe, o şiş de boş bir keman gövdesine bağlanmıştı. Vericiye konuşulduğunda ses dalgaları yapay zarı titretiyor ve bunlar elektrik sinyallerine çevrilerek şişe iletiliyor, orada tekrar ses dalgalarına dönüşüyordu.

Yorum Alanı

WORDPRESS: 0